Regülasyon

NSA, CLARITY Act’e Karşı Tutumunu Değiştirdi: Yasanın Önündeki Bir Engel Zayıfladı

ABD’de kripto piyasasının geleceğini belirleyecek düzenleme mücadelesinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

National Sheriffs’ Association (NSA), daha önce karşı çıktığı CLARITY Act’e yönelik pozisyonunu “opposition”dan “neutral”a, yani aktif muhalefetten tarafsızlığa çekti.

Bu değişiklik, NSA’nın yasayı desteklediği anlamına gelmiyor. Ancak daha önce tasarıya karşı çıkan önemli bir kolluk kuruluşunun artık aktif muhalefet göstermemesi, CLARITY Act’in siyasi açıdan ilerlemesini kolaylaştırabilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Buradaki NSA’nın National Security Agency olmadığını özellikle belirtmek gerekiyor. Söz konusu kuruluş, ABD’de şerifleri temsil eden National Sheriffs’ Association.

Asıl önemli nokta ise şu:

Bugün değişen CLARITY Act’in hukuki statüsü değil, yasanın karşısındaki siyasi cephelerden birinin pozisyonu.

NSA neden CLARITY Act’e karşı çıkıyordu?

National Sheriffs’ Association’ın önceki itirazlarının merkezinde, CLARITY Act’in bazı hükümlerinin kolluk kuvvetlerinin finansal suçlarla mücadele kapasitesini etkileyebileceği yönündeki endişeler bulunuyordu.

Özellikle merkeziyetsiz finans (DeFi), kara para aklamayı önleme (AML), müşteri tanıma (KYC) yükümlülükleri ve blockchain geliştiricilerinin hukuki sorumlulukları tartışmanın önemli başlıkları arasındaydı.

NSA daha önce, kolluk kuvvetlerinin işlemleri takip etme, suç gelirlerini izleme veya gerektiğinde fonlara müdahale etme kapasitesinin korunması gerektiğini savunmuştu.

Tartışmanın önemli noktalarından biri de non-custodial blockchain geliştiricilerinin hangi koşullarda finansal aracı veya “money transmitter” olarak değerlendirilebileceğiydi.

Buradaki problem aslında kripto sektörünün en temel hukuki sorularından birine dayanıyor:

Bir blockchain geliştiricisinin sorumluluğu nerede başlar, nerede biter?

DeFi tarafındaki tartışma neden bu kadar önemli?

Geleneksel finans sisteminde sorumluluğun hangi kurumda olduğu çoğu zaman daha nettir.

Bir banka müşterisinin kimliğini bilir, işlemleri izler ve belirli durumlarda düzenleyici kurumlara karşı yükümlülük taşır.

DeFi’de ise yapı çok daha farklıdır.

Bir protokolün geliştiricisi, yazılımın kullanıcısı ve işlemi gerçekleştiren kişi aynı hukuki yapı içerisinde olmayabilir.

Bu nedenle şu sorular ortaya çıkıyor:

  • Kimin KYC yapması gerekiyor?
  • Kimin AML yükümlülüğü bulunuyor?
  • Merkezi olmayan bir protokolün geliştiricisi hangi noktada finansal aracı kabul edilmeli?
  • Kolluk kuvvetleri suç gelirlerini takip ederken hangi araçlara sahip olacak?

CLARITY Act etrafındaki tartışmanın önemli bir bölümü tam olarak bu sınırların nasıl çizileceğiyle ilgili.

NSA’nın önceki muhalefeti de bu nedenle yalnızca kripto piyasasının düzenlenmesiyle değil, kolluk kuvvetlerinin sahip olacağı yetkilerle ilgiliydi.

Şimdi ne değişti?

National Sheriffs’ Association artık CLARITY Act’e aktif olarak karşı çıkmıyor.

Kuruluş, tasarının karmaşıklığını ve hâlâ müzakere edilen önemli ayrıntıları gerekçe göstererek pozisyonunu tarafsız olarak değiştiriyor.

Bu ayrım önemli:

Karşı → Tarafsız

Ancak:

Karşı → Destekçi

değil.

Dolayısıyla “NSA CLARITY Act’i destekledi” demek doğru olmaz.

Daha doğru ifade:

NSA, CLARITY Act’e yönelik muhalefetini geri çekti.

Bu değişiklik tasarı açısından doğrudan yeni bir hukuki sonuç yaratmıyor. Ancak tasarıya yönelik kolluk kuvvetleri kaynaklı siyasi baskının azalması anlamına geliyor.

Başka bir ifadeyle, CLARITY Act’in önündeki duvarlardan biri zayıflamış durumda.

CLARITY Act’in önündeki bütün engeller kalkmış değil

Burada en büyük hata, NSA’nın tarafsızlaşmasını yasanın artık kesin olarak geçeceği şeklinde yorumlamak olur.

CLARITY Act hâlâ Senato sürecinde.

Tasarıyla ilgili başka siyasi pazarlıklar ve anlaşmazlıklar da devam ediyor. Özellikle başkan ve seçilmiş yetkililerin dijital varlıklardan elde edebileceği kazançlara ilişkin etik sınırlamalar konusunda yaşanan tartışmalar, daha geniş siyasi uzlaşının hâlâ tamamlanmadığını gösteriyor.

Bu nedenle mevcut tabloyu şöyle okumak daha doğru:

Bir engel zayıfladı. Yol hâlâ açık değil.

NSA’nın tarafsızlaşması, CLARITY Act’in siyasi koalisyonunu genişletme açısından olumlu bir gelişme olabilir. Ancak tek başına yasanın Senato’dan geçeceğini veya nihai olarak yasalaşacağını göstermiyor.

Asıl mesele yalnızca CLARITY Act’in içeriği değil

CLARITY Act’in önemi, yalnızca birkaç kripto kuralının değiştirilmesinden ibaret değil.

Daha büyük soru şu:

ABD kripto piyasasını mevcut finansal sistemin dışında mı tutacak, yoksa bu piyasayı kendi hukuk sistemi içerisinde kapsamlı biçimde düzenlemeyi mi tercih edecek?

CLARITY Act bu nedenle ABD’nin dijital varlık piyasasına yönelik federal piyasa yapısının şekillenmesinde önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.

Tasarı aynı zamanda SEC ve CFTC’nin dijital varlık piyasasındaki yetki sınırlarının daha net belirlenmesi açısından da önem taşıyor.

Bu nedenle bugün yaşanan gelişme, dört duvar arasında gerçekleşen teknik bir mevzuat değişikliğinden daha büyük bir anlam taşıyor.

ABD’nin kripto düzenleme modelinin nasıl şekilleneceği konusunda siyasi cephe yeniden şekilleniyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir